Bireysel emeklilik sistemi karlı mıdır?
Son yazılarımızda bireysel emeklilik sistemindeki değişiklikleri aktarmaya çalıştık.
Okuyuculardan da sürekli olarak, emeklilik fonlarının getirileri ve emeklilik şirketlerinin yaptığı kesintilerden bahsetmem konusunda talepler geliyor. Daha doğrusu, ‘değişiklikleri anlatıyorsun da biz bu sistemden doğru dürüst getiri elde edemiyoruz, üstüne bir de yüksek kesintilere maruz kalıyoruz’ şeklinde eleştiriler alıyorum. Hoş, bu şikayetler, son birkaç yıldır okuyuculardan sıkça geliyor. Lafı fazla uzatmadan her iki konuya da değineyim.
Getirilerden başlayalım. Çok da fazla rakamlardan bahsedip, kafanızı karıştırmadan anlatayım. Katılımcıların tercihi doğrultusunda, bireysel emeklilik sistemindeki birikimlerin yüzde 70’e yakını kamu borçlanma senetleri ve repoda; sadece yüzde 12’si hisse senetlerinde değerlendiriliyor. Yani, bir taraftan katılımcılar, ‘aman risk almayayım, küçük olsun benim olsun’ diyerek, temkinli yaklaşıyor. Diğer taraftan ise, katılımcılarda, yüksek enflasyon döneminden kalma, yüksek faiz beklentisi halen devam ediyor. Ancak son yıllarda faizlerin durumu da ortada, dişe dokunur bir getiri sağlamıyor. Hal böyle olunca da bireysel emeklilik sisteminden memnuniyetsizlik başlıyor.
Daha açık şöyle anlatayım. Sisteme girenler, birikimleri konusunda hem risk almayıp, hem de yüksek beklenti içine girdiklerinden… Emeklilik şirketlerinin de elinde sihirli değnek olmadığından. Bireysel emekliliğe girenler de sistemde ortalama üç yıl kaldıklarından. Her geçen gün şikayetler artıyor. YAZININ DEVAMI »